GÜRER “ TÜRKİYENİN DEMOKRASİ SARAYI TBMM’DİR

GÜRER “ TÜRKİYENİN DEMOKRASİ SARAYI TBMM’DİR haberinin gerçek görüntüsü.

Yazdır

2017-01-17 09:17

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM yaptığı konuşmada ,“ Türkiye'nin demokrasi sarayı Türkiye Büyük Millet Meclisidir, başka saraylara ihtiyaç yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin demokrasinin güç merkezi olarak güçlendirilmesi doğru iken tüm yetkilerin tek kişiye devrinin ülkemizde ciddi tahribat yaratan sorunlar üretmesi olasıdır “dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM’de yaptığı konuşmada şöyle dedi:

“Ülkemiz birinci sınıf demokrasiyi hak etmektedir. Bunun yolu, parlamenter sistemin sorunlarının giderilmesi, parlamenter denetim mekanizmalarının etkin kılınması, sivil toplumun güçlendirilmesi, demokratik hak ve taleplerin karşılanması, Siyasi Partiler Yasası, Sendikalar Yasası, Seçim Yasası, şeffaflık gibi düzenlemelerin sağlanmasıdır. Yargının kâğıt üzerinde değil, gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız olması sağlanmalıdır. Özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin, hukuk devletinin temelinde insan hakları bulunan bir düzenin inşa edilebileceği yer Türkiye Büyük Millet Meclisi olmalıdır. Türkiye'nin demokrasi sarayı Türkiye Büyük Millet Meclisidir, başka saraylara ihtiyaç yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin demokrasinin güç merkezi olarak güçlendirilmesi doğru iken tüm yetkilerin tek kişiye devri ülkemizde ciddi tahribat yaratan sorunlar üretmesi olasıdır.”

 

“ANAYASA’NIN İLK DÖRT MADDESİNİN DEĞİŞMEYECEĞİNİN GARANTİSİ NEDİR?”

 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM’de Meclis görüşmelerinde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a “İleriki aşamada, bu getirdiğiniz düzenlemeyle Anayasa'nın ilk 4 maddesinin kalkmayacağının garantisi nedir?” sorusunu yöneltti.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı ile aynı gün seçilecek meclisin ayrı görüşlerden oluşmasında doğacak soruna dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şöyle dedi: “ Adı "cumhurbaşkanlığı" konan başkanlık sistemiyle başbakanlık ortadan kaldırılmaktadır. Gerekçe olarak da başbakan ile cumhurbaşkanı arasında yaşanan sorunlar ifade edilmektedir. Ancak, getirilen düzenlemede Cumhurbaşkanı ile Meclis aynı gün seçimle belirlenecektir. İhtimal ki, aynı gün yapılan seçimler neticesinde partili cumhurbaşkanı ile Meclis çoğunluğu arasında ayrı bir bakış ve yaklaşım çoğunluğu oluşursa istikrar nasıl sağlanacaktır? Cumhurbaşkanıyla farklı siyasi görüş çoğunluğuna sahip Meclisi Cumhurbaşkanının feshetmesi daha çok sorunları da yaratmayacak mıdır? Bu durumda oluşacak krizin derinliği bugünkü işleyişten katbekat daha sorunlu olmayacak mıdır? Azınlıktan mı bakanları atayacaktır, çoğunluktan bakan atayıp daha sonra onların milletvekilliği düşürülerek milletvekilliği düştükten sonra da görevden mi alacaktır? Bu sorun nasıl aşılacaktır? ”dedi.